İstemek – Sohbet Telefonları

İnsanlar, hayalleriyle yaşarlar. Çoğu zaman da düşleriyle… Düşlerimiz, bize yol gösteren bir kapıdır çoğu kez. Hatta sohbet telefonlarında hayalleriniz anlatarak kendinize biraz vakit ayıra bilirsiniz. Hayata bakış açımızı olumsuzluktan olumluluğun “güçlü” ellerine bırakan… Söyle demişti Simyacı: “Bir şeyi çok istersen, bütün evren onu gerçekleştirmek için iş birliği yapar.” Düşlerimiz de böyledir. Kendi “kişisel menkıbemize” ulaşmak için bizi cesaretlendirir. Bizi güçsüzlüğümüzde sarar ve her zaman, “Bir adım daha… Hadi bir adım daha atıver!” deyip bizi düştüğümüz yerden kaldırır. Hayat yolunda ilerlemeye yönlendirir… Düşler, sadece rüyadayken gördüklerimiz değil, hayat karşısında aldığımız duruştur ayrıca. Hayallerimizin ve beklentilerimizin, geleceğimize aldığı “gard”dır. Ne Polyanna´cılık oynayacak kadar hayata “pembe bir gözlük”le bakmak, ne de büsbütün Ümitsizliğe düşmek… Bu ikisinin kesiştiği yerdir, hayata tutunmamızı sağlayan şeyler… Aynı pencereden bakan iki mahkum gibidir “olumlu” ve “olumsuz” düşünen insan. Birisi, gökteki yıldızları görür bakarken; diğeri yerdeki çamurları… Aslında mutsuzluğumuza sebep olan şey de budur! Hayatın olumsuzlukları arasında kaybolmuşken, elimizdeki şeylerin değerini görmek; mutluluğu küçük şeylerle de olsa yakalayabilmek… Sevgili sohbet telefonları kullanıcıları, yeryüzüne gelmek, bizim seçimimiz değildi. Ama gözümüzü çamurlardan ayırıp gökteki yıldızlara diktiğimiz zaman, “içimizi tuhaf bir sıcaklığın” sardığını hissederiz. En yakın sınıf arkadaşımızın “zor günümüz”de yanımızda olduğunu” gördüğümüzde ya da bizim de onun için aynı şeyi yaptığımızda da aynı sıcaklığı duyarız. Dostluğu, samimiyeti ve de en önemlisi “yalnız olmadığımızı” ve bu hayatın bir parçası olduğumuzu. Asla önemsiz değiliz… Asla bir “hiç”ten ibaret değiliz. Şairin dediği gibi; “sevebildiğimiz” kadardır ömrümüz. Vatanımızı, anne-babamızı, sınıf arkadaşlarımızı ve dahası kendimizi… Karamsarlığın bize zerre kadar faydası olmuş mu şimdiye kadar? Ya da yarının kaygılarıyla bugünümüzü cehenneme çevirmenin… Dünü değiştiremem. Yarın ise hala gelmedi. Tek bir zaman var benim için: Şu an ve şimdi… Akıp giden hayata tek dimdik durabileceğim yer… Sadece şimdi… Hatta bir sohbet telefonları partneri ile kendinize vakit ayırabilirsiniz.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir